BİR NEFESLİK ŞİFA: URLA KAMPI DENEYİMİM

Nefes… Yaşamın başrolü…
Anne karnındaki büyüme yolculuğumuzun ardından gelen ilk nefes… Dört gözle beklenen…
Önce beceriksizce aldığımız, dünyaya alıştıkça ciğerlerimize doldurduğumuz, yaşam boyu farkında bile olmadan almayı sürdürdüğümüz bir mucize…
Bir var, bir yok… Biz de o var oldukça varız işte.

Yaşamla ölüm arasında sessiz ve sakin varlığını sürdüren nefesin, duygu, düşünce ve davranışlarımız üzerinde ne kadar etkili olduğunu fark ettiğim, benim için adeta bir uyanış niteliğindeki bir nefes kampındaydım geçtiğimiz hafta sonu.

Hayat yolculuğumuzda, bir rutinin parçası gibi görüp yeterince özen göstermediğimiz nefesin, 0-7 yaş aralığında — bizler çocuksu bir neşeyle hayatta yol alırken — kendi desenini oluşturduğunu öğrenmek beni derinden etkiledi. Yaşadığımız herhangi bir olay karşısında verdiğimiz tepkinin hayatımız üzerindeki etkisini kim bilebilir ki o yaşlardayken?
Aldığımız ya da tuttuğumuz nefesin, o deseni hafızasında tutup ilerleyen yıllarda benzer olaylarla yeniden karşımıza çıkması… Kimin aklına gelir?

Bazı döngüler bıkıp usanmadan tekrar ederken yormaz mı insanı?
“Yine mi?”, “Neden hep benim başıma geliyor?” diye sormaz mıyız zaman zaman?

Elbette hepimiz bir şeyler biliyoruz, okuyoruz. Ama teorik bilginin hayata geçmesinin, doğru ellerde yoğrulduğunda anlamlı hale geldiğini tecrübe ettim Beşire Bulut Nefes Kampı’nda.
Bana dokunan ilk sihirli ellerin sahibi, değerli nefes koçum Aysun Kolcuoğlu, “Haydi, beraber Urla’ya gidiyoruz,” dedi. Normalde direnç gösteririm bu tür şeylere. Araştırmadan, mantığını tartmadan kolay kolay “Evet” demem. Ama koçumun daha önceki seanslarından öyle derin etkilenmiştim ki, o an bir değişiklik yaptım ve hiç tereddüt etmeden “Tamam” dedim 😊

Kalabalık bir koç grubu ve yönetici master mind Başak Aydıncan ile, fragman niteliğinde olduğunu söyledikleri bu mini kampta, bedeni nefesle bağlantıya geçirerek şifalandırma çalışmaları yaptılar bizlerle.
Bol oksijenle buluşan bedenim, şok etkisi yaratan anların dışında, dev bir çukura gömüp unuttuğunu sandığı anılarla ağlarken şaşırdı… Onca yıl sonra yeniden hatırlamıştı.

Çoğu zaman bir kitap cümlesi gibi duyduğum “Bak bakalım, sana ne anlatmak istiyor?” sorusunu uzun uzun düşündüm kamp boyunca…
Ve sonunda şunu öğrendim:
Yaşadıklarımızda olaya takılıp kalmaktan çok, o olayın bizde hangi duyguyu tetiklediğini anlamak her şeyin ötesinde.
Duyguyu fark ettiğimde, zehirli olanların beni ele geçirmesine engel olabiliyorum.
Duygularımı yönetebildiğimde, düşüncelerim dönüşüyor.
Düşüncelerim değiştiğinde, davranışlarım kendiliğinden şekilleniyor…

Adı üstünde “Mini kamp”… Bu sadece bir başlangıç elbette.
Ama yaşadıklarım için şükran doluyum.

Ağzından çıkan her bir kelimeyi hayranlıkla dinlediğim, ruhuma dokunan, beni nefesle buluşturan, çekirdek inanç yolculuğuna çıkaran nefes koçum Aysun’a,
her sözü, her örneği  ilham olan, hayranlıkla dinlediğim değerli yönetici master mind Başak’a
ve tüm nefes koçlarına teşekkür etmek istiyorum.
Bana şifa oldunuz, bakış açımı değiştirdiniz, algımı dönüştürdünüz.

Yıllardır içimde çözmeye çalıştığım bir düğüm vardı. Bugün çözüldü.
Bugün anladım… Ve o öfke, kırgınlık, korku, yalnızlık hissi uçup gitti.
Kalbimdeki yük kalktı. Hafifledim.

Elimden tutan, beni Derya’nın farklı yaşlarına götüren, duygularımla buluşturan o kıymetli ekip…
Bugün kaç kere “Çok şükür” dedim bilmiyorum…
Ama şunu biliyorum:
Bana o kadar iyi geldiniz ki…
Her birinize gönülden teşekkür ederim.

One response to “BİR NEFESLİK ŞİFA: URLA KAMPI DENEYİMİM”

  1. yaşadığınız bu deneyimi paylaştığınız için teşekkür ederiz..

    Liked by 1 person

Leave a reply to Umut Kaya Cancel reply