Batmamak için kürek çekerken bir baktım şampiyon olmuşum:)

Boğulur gibi hissettiğim zamanlarım olmuştu. Şükür, geçmişte kaldı🙏🏻Dibi gördüm, onu çok net hatırlıyorum. Herkese nasip olmaz oraları görüp, yine de tüm koşullara rağmen nefes almayı başarabilmek… Ya batarsın ya da karayı görene kadar atarsın kulaçları…
Batmak, nefessiz kalmak zayıf insanların işi. Ben batmam, mücadele ederim…
Arada aklıma gelir buğulu geçmiş. O karanlık yerden, sağ çıktığıma inanmakta hala zorlanırım.
…………..

Buğulu, karanlık, dalgalı anlara meydan okudum geçmişte. Kırılgan kalbime inat, pes etmedim. Dalgalarla boğuştum, bırakmadım mücadeleyi…Ve basardım…Kara bana da göründü…
Karaya ulaşmanın verdiği coşku ile başladım insana dair bulabildiğim tüm kaynakları okumaya.
Daha fazla gözlem neticesinde daha derin yorum yapabilmenin verdiği haz bir süredir oralarda öylece duruyordu…Ama fark ettim ki o da ilgi istiyor. Ve karar verdim insana dair gözlemlerimi görünür kılmaya.
…………..

İnsanları, çevreyi izlemeyi, gözlem yapmayı çok sevmişimdir çocukluğumdan bu yana. Hep az konuşup, dinlemeyi tercih eden kişi olmuşumdur.
Bu özelliğimden mütevellit, insanların sessizliğimi, kendilerince “saflık” olarak nitelendirmelerine çocukken kırılırdım.
Sonra bir baktım, fark edilmeyen şeyleri görüyor, analizler yapıyor, olası sonuçlar üzerine düşünürken, bir nevi geleceğe dönük kehanette bulunuyorum. Derken sevdim ben bu geleceği görme olayını…O gün bugündür, sihirli kürem ve ben pek samimiyiz.
Alıyorum sihirli küremi, dokunuyorum ve…İşte orada…
Keyifle izliyorum, sessizce düşünüyorum, sakince analiz ediyorum…Bırakalım başkaları gürültü ededursun…Ben birbirinden renkli karakterlerimle buluşuyorum.
Farklı karakterlere, biraz değişik, akılda kalıcı isimler vermek istedim hikayelerini yazarken. İlk hikayem ” Bana ne ” Bahri…
Bahri’nin kurgusu hazır.
Yakında 😉

Leave a comment